Türkiye Otomotiv Üretimi Dokuz Ayda Yüzde 6 Geriledi
Türkiye otomotiv sanayisinin 2026 yılı ilk dokuz aylık tablosunda üretim, iç pazar ve adet bazlı ihracat aynı anda geriledi. Otomotiv Sanayii Derneği'nin 12 Ekim'de yayımladığı verilere göre toplam üretim geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6 azalarak 971 bin 159 adede indi. Otomobil üretimindeki düşüş daha belirgin oldu: yüzde 17 gerilemeyle 528 bin 366 adet üretildi.
Toplam pazar ocak-eylül döneminde yüzde 13 daralarak 832 bin 521 adette kaldı. Otomobil pazarı ise yüzde 16 küçülerek 627 bin 977 adede geriledi. Ticari araç üretimi bu tablodan ayrıştı; toplam ticari araç üretimi yüzde 12, hafif ticari araç üretimi yüzde 13 ve ağır ticari araç üretimi yüzde 7 arttı. Buna karşılık ticari araç pazarı yüzde 5 küçüldü.
İhracatta adet ve değer göstergeleri farklı yönlere işaret ediyor. Toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 11 düşerek 685 bin 671'e, otomobil ihracatı yüzde 27 azalarak 317 bin 970'e indi. Buna rağmen Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği verilerine göre toplam ihracat geliri dolar bazında yüzde 3 artarak 30,5 milyar dolara çıktı. Otomobil ihracat geliri ise yüzde 8 düşüşle 7,8 milyar dolar oldu.
Adet azalırken toplam gelirin artması; ürün karması, araç başına ihracat değeri ve kur etkisi gibi unsurların birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor. Ticari araç üretimindeki artış da fabrikaların tüm segmentlerde aynı yönde hareket etmediğini gösteriyor. Bu nedenle yüzde 6'lık toplam üretim kaybını tek başına talep veya yalnızca elektrikli dönüşümle açıklamak doğru olmaz.
Elektrikli araç ekosistemi açısından kritik nokta, fabrikaların yeni nesil modeller için yaptığı yatırımların kapasite kullanımına ne zaman yansıyacağı. Batarya paketi montajı, güç elektroniği, termal yönetim ve yazılım entegrasyonu gibi alanlarda yerli tedarik derinliği arttıkça üretim dönüşümünün ekonomik etkisi de genişleyebilir. Kısa vadede ise düşük adetler, yeni hatların birim maliyetlerini ve tedarikçi planlamasını zorlayabilir.
CheapSarj Yorumu
Türkiye'nin elektrikli mobilite hedefi yalnızca daha fazla elektrikli otomobil satmakla sınırlı değil; bu araçların ve yüksek katma değerli parçalarının ülkede üretilmesi de gerekiyor. Dokuz aylık veriler, ticari araçtaki büyümeye rağmen otomobil tarafında belirgin bir baskı olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde takip edilmesi gereken gösterge, elektrikli ve hibrit model yatırımlarının toplam üretim ve ihracat adetlerindeki düşüşü ne ölçüde telafi edebildiği olacak.